Meydan Kıbrıs
Son yıllarda gittiği ülkelerde çektiği videolarla adından sıkça söz ettiren Alp Galip ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Kuzey Kıbrıs’tan başlayarak birçok ülkeyi gezip gören ve YouTube’da fenomen haline gelen Alp Galip, içerik üretme sürecini ve bu yolculukta yaşadığı deneyimleri bizlerle paylaştı.

Alp Galip, YouTube dünyasında hızla büyüyen bir isim olarak farklı kültürleri ve gezip gördüğü yerleri takipçilerine samimi bir şekilde aktarıyor. Eğlenceli ve öğretici içerikleriyle geniş bir kitleye ulaşmayı başaran Galip, her videosunda farklı bir bakış açısı sunuyor. Gittiği ülkelerin kültürlerini derinlemesine keşfeden ve bu deneyimleri takipçileriyle paylaşan Galip, içerik üretim sürecine dair önemli ipuçları verdi.
Söyleşimizde, Alp Galip’in içerik üretme sürecine dair düşüncelerinin yanı sıra, seyahat etmenin ve farklı kültürlerle tanışmanın kişisel gelişimine nasıl katkıda bulunduğunu da konuştuk. Galip, seyahatlerinin sadece bir gezi değil, aynı zamanda bir öğrenme ve keşif yolculuğu olduğunu vurguladı.

Alp Galip kimdir? Seni tanıyabilir miyiz?
1981 yılında Kıbrıs’ta doğdum. Öğrencilik yıllarım çok da parlak geçmedi; okul hayatını sevmezdim açıkçası. Üniversiteye gittim ama “bitsin de kurtulayım” düşüncesindeydim. Üniversite yıllarımda kendi kendime web tasarımı öğrenmeye başladım. 1999 yılında web siteleri yapıyordum ve grafik tasarım konusunu da geliştirdim. Aile işletmemize web tasarımı yaptım ve bu süreçte kendimi geliştirdim. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir süre aile işini yapmak zorunda kaldım. Ancak 2012 yılında kendi işimi kurma kararı aldım ve dijital bir ajans kurdum. KKTC’de sosyal medya yönetimi yapan ikinci kişiydim.
Daha sonra fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başladım. Video işine girişim ise çocukluk arkadaşım Çağrı Beyaz sayesinde oldu. Çağrı, İstanbul’da sinema okumuştu ve orada mutsuzdu. KKTC’ye dönerek Banana TV’yi kurduk. Hatta isim babası benim. Banana Kıbrısla özdeşlemiş bir meyve :). O teknik bilgisini ve tecrübelerini ortaya koydu ben de teknik ekipman desteği verdim. Kısa bir süre güzel işler çıkardık ve ardından yollarımız ayrıldı. Çağrı kendi ekibini kurdu, ben ise yurtdışı maceralarıma başladım. Şu anda ekibimiz üç kişi: Kyrenian olarak da bilinen abim Altuğ Galip, Dronebook Ali Yılmaz ve ben.

Turizm Bakanlığı ile olan ilişkiniz nasıl başladı?
Pandemi öncesinde Turizm Bakanlığı bizimle iletişim halindeydi ve birlikte projeler üretmek istiyorlardı. Ancak somut bir çalışma gerçekleşmiyordu. İlk ciddi girişim pandemi döneminde Zeki Çeler aracılığıyla başladı. Zeki Bey, “Mecliste sizin propagandanızı yaptım, yakında Ünal Üstel sizi arayabilir” dedi. Gerçekten de Ünal Bey bizi aradı ve bakanlığa davet etti. İlk çalışmamız bu şekilde başladı. Ülkedeki turizmi tanıtmak için çekimler yaptık ve kısa sürede tüm adayı görüntüledik. Ardından farklı bakanlarla da çalışmaya devam ettik. Şu anda Serhan Aktunç liderliğinde istikrarlı bir şekilde projeler yürütüyoruz.

Dünyayı çektiğiniz çeşitli ülkelerdeki videolar nasıl başladı?
Seyahate hep meraklıydım. Başlangıçta yurtdışı davetleri abime gelmeye başladı. Abimle birlikte seyahat ederek ufak çapta içerik üretmeye başladık. Bu süreçte yurtdışı çekimlerinden gelir elde etmenin yollarını araştırdık. Örneğin, stok görüntü sitelerine çekimlerimizi satmaya başladık ve YouTube gelirleri elde ettik. Ayrıca Instagram hesaplarımızda global firmalardan reklamlar almaya başladık. Böylece bu işi sürdürülebilir bir hale getirdik.

Alp Galip’e Yakın Olan, Daha Çok Sevdiği Ülkeler Var mı? Size Daha Çok Hangi Ülkeler Hitap Etti?
Asya ülkelerini daha çok seviyorum. Bu bölgede içerik açısından çok zengin materyaller bulabiliyorum. Avrupa ülkelerine baktığınızda genelde benzer şeylerle karşılaşıyorsunuz. Mimari değişimler çok sınırlı oluyor; yemek kültürü gibi birkaç farklılık dışında, çekim açısından yenilikler bulmak zorlaşıyor. Ancak Asya’ya gittiğinizde her ülkenin kendine has bir dünyası olduğunu görüyorsunuz. Dinler değişiyor, mimari tamamen farklılaşıyor, kültürler, gelenekler, yaşam tarzları ve hatta giyimler bile çeşitleniyor. Bu nedenle Asya, benim için her zaman daha heyecan verici olmuştur. Örneğin Japonya, inanılmaz bir yer. İnsanları son derece nazik ve saygılı. Ayrıca işlerimi zenginleştirebileceğim birçok öge sunuyor.
Maddi kazanç açısından bakarsak, Avrupa daha fazla gelir sağlıyor. Mesela İtalya videosu inanılmaz bir izlenme oranına ulaştı. Ancak benim için keşfedilmemiş yerler daha çok merak uyandırıyor ve buna yönelik planlarım var. Örneğin, Hollanda’da Instagram’da çok popüler olan bir köyü çektim ve bu video büyük ilgi gördü. Küçük adımlarla başladık ve çalışmalarımızı genişletiyoruz.
İzlanda Keşiflerini ve Duygularını Bizimle Paylaşır mısın?
İzlanda gerçekten inanılmaz bir yer. Oraya BMW’nin davetlisi olarak gitmiştim ve bu yüzden bağımsız bir çekim yapma fırsatım olmadı. Ancak İzlanda, en sıra dışı ve özgün yerlerden biri. Tabi abartılacak bir yer de değil; ağaç yok, her yerden dumanlar yükseliyor, sanki her an bir yanardağ patlayacak gibi bir hava var. Yine de birçok önemli detaya sahip. İnsanlar son derece refah içinde yaşıyor, nüfus çok az ve her şey kaliteli. Ama uzun süre orada yaşamak zor olabilir; bir süre sonra sıkılabilirsiniz. İzlanda, benim için mutlaka görülmesi gereken bir yerdi ve kesinlikle en iyi 5 ülkem arasında yer alıyor. Keşke o dönemde ekipmanlarımı götürüp daha kapsamlı çekimler yapabilseydim. Belki ileride bağımsız bir seyahat ve çekim için tekrar gidebilirim.

Gittiğin Ülkelerde Unutmadığın Bir Anın Var mı?
Evet, birçok unutulmaz anım var. Mesela, çekim yapmaya başlamadığım yıllarda Barselona’ya gitmiştik. Arkadaşlarla eğlenip eve döndük ve bir de ne görelim, hırsız evin içinde! Şok olmuştuk. Barselona, suç oranı yüksek şehirlerden biri. Bir başka olay Mısır’da yaşandı. Üç arkadaş gitmiştik ve piramitleri görmek için birkaç saatlik bir boşluğumuz vardı. Ancak insanların bakışları bizi çok korkutmuştu. Kendimi hiç bu kadar huzursuz hissetmemiştim ve bir daha Mısır’a gitmeyeceğime karar verdim.
Öte yandan İran’la ilgili oldukça olumsuz yorumlar duyuyordum, ama gittiğimde çok iyi bir deneyim yaşadım. İnsanların düzenine saygı gösterip kurallarına uyduğunuzda hiçbir sorun yaşamıyorsunuz. Bu, birçok ülke için geçerli bir durum. Ancak yine de seyahat sırasında her şeyin yolunda gitmeyebileceğini unutmamak gerekiyor.

Profesyonel Anlamda İlk Çekimi Nereye Gerçekleştirdin? Kaç Ülkeye Gittin? İlerisi İçin Hedeflerin Neler?
Profesyonel olarak ilk çekimimi Rusya’da, Moskova’da gerçekleştirdim. Noel temalı çekimlere abimle birlikte gitmiştik. Abim uzun zamandır benim de gelmemi istiyordu ama durumlarım elverişli değildi. Sonunda kabul ettim ve başladık. Daha sonra Sri Lanka, İsviçre ve Küba gibi ülkelere gittik. Hırvatistan çekimlerimizi yaptık ve işlerimiz hızla büyüdü. Şu anda toplamda 50 ülkeyi ziyaret etmiş durumdayım.
Yakın planlarım arasında Çin ve Tayland var. Avrupa’yı iki yıl içinde tamamlamak istiyorum. İskoçya ve İrlandalar gibi Britanya ülkelerini bitirmeyi hedefliyorum. Kuzeyde ise Finlandiya, Rusya ve İzlanda gibi ülkeler tamamlandı. Avrupa’yı tamamladıktan sonra Amerika’yı da değerlendirebilirim. Küba ve Orta Amerika gibi yerleri de ileride yeniden keşfetmek istiyorum. Zaman ne gösterir, hep birlikte göreceğiz.





















