KKTC’de sağlık sisteminin bugün karşı karşıya olduğu birçok yapısal sorunun temelinde, yıllardır çözülemeyen kritik bir mesele bulunduğu ifade edildi.
Bir hekim tarafından yapılan değerlendirmede, kamu hekimlerine yaptıkları işin ve taşıdıkları sorumluluğun karşılığı olan “hakim hekim maaşı”nın uzun yıllar boyunca verilememesinin, mevcut sorunların ana nedenlerinden biri olduğu vurgulandı.
Değerlendirmede, bu eksikliğin bilinçli ya da bilinçsiz biçimde farklı uygulamalarla telafi edilmeye çalışıldığına dikkat çekilerek, devletin hekimleri kamuda tutabilmek adına esnek mesai, yarı zamanlı çalışma ve mesai saatleri dışında özel sektörde çalışma modellerini adeta zorunlu bir çözüm olarak benimsediği belirtildi.
“Hakim maaşı düzeyinde bir gelir sunamayan bir sistemin, nitelikli hekimi tam gün kamuda tutamayacağını bildiği” ifade edilen değerlendirmede, beyin göçünü ve istifaları önlemenin başka bir yolunun kalmadığı kaydedildi. Bu durumun ise, hekimlerin gündüz kamuda, mesai sonrası ise özel sektörde çalışmak zorunda kaldığı “çarpık ama ayakta durmaya çalışan” bir modelin ortaya çıkmasına yol açtığı belirtildi.
Aynı değerlendirmede, bugün geriye dönük olarak “tam gün çalışma” ve “özelde çalışmanın yasaklanması” yönündeki taleplerin dile getirilmesinin kolay olduğu ancak esas sorunun göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı. “Yıllarca verilemeyen hakim hekim maaşının sorumluluğu kime aittir?” sorusu yöneltilerek, sorunun hekimlerin çalışma biçiminden çok kamu yönetiminin önceliklerinde aranması gerektiği ifade edildi.
Değerlendirmede ayrıca, bir devlette hakimler, savcılar ve üst düzey bürokratlar ekonomik güvence altındayken, hekimlerin aynı güvenceye sahip olmamasının ciddi bir eşitsizlik yarattığına dikkat çekildi.
Tam gün hekimlik modelinin gerçekten hayata geçirilmek istenmesi durumunda ise öncelikle maaş güvencesinin sağlanması, ardından özlük haklarının garanti altına alınması ve en son aşamada çalışma modelinin tartışılması gerektiği kaydedildi. Aksi halde yapılacak her düzenlemenin, nedenleri ortadan kaldırmadan sonuçları cezalandırmak anlamına geleceği ifade edildi.





















