Abdullah Öztoprak’ın kızı Berfu ile Ozan’ın düğününde Kıbrıs kültürü her ayrıntıda hayat buldu.
Ülkemizin çok yönlü sanatçısı Abdullah Öztoprak, kızı Berfu’nun Ozan’la hayatını birleştirdiği gecede sanatçı ve tasarımcı kimliğini bir babanın heyecanıyla buluşturdu. Cumartesi akşamı Merit Park’ta yaklaşık 750 davetlinin katılımıyla gerçekleşen görkemli düğün, yalnızca KKTC ve Türkiye’den değil; Avustralya, İngiltere, Amerika, Lüksemburg, İtalya ve Almanya’dan gelen konukları da bir araya getirdi.
Baştan sona Kıbrıs ve Akdeniz kültüründen beslenen özgün konseptiyle dikkat çeken düğünün tüm organizasyonunu Abdullah Öztoprak üstlendi. Profesyonel çiçek ve dekorasyon ekibinin de katkısıyla gecenin her ayrıntısı özel olarak kurgulandı.
Gelinlikten 70 günde tamamlanan duvağa, Berfu’nun kaftanından masa düzenlemelerine; Soli mozaiklerinden Lefkara dokusuna, Kıbrıs mutfağından Güzelyurt portakalına, geleneksel ikramlardan özel ışık tasarımına kadar gecenin her köşesinde Kıbrıs’ın kültürel mirasına gönderme yapıldı.
Ortaya yalnızca görkemli bir düğün değil; Kıbrıs’ın doğasını, tarihini, geleneklerini, mutfağını, sanatını ve aile değerlerini modern bir yorumla buluşturan özel bir gece çıktı.
ÖZTOPRAK’TAN KIZINA ÖZEL GELİNLİK VE 70 GÜNLÜK DUVAK
Gecenin en çok dikkat çeken unsurlarının başında Berfu’nun gelinliği geldi. Abdullah Öztoprak’ın kızı için özel olarak hazırladığı gelinlik ve duvak, düğünün Kıbrıs ve Akdeniz temasının en güçlü parçalarından biri oldu.
Zeytin yaprakları ve portakal teması esas alınarak hazırlanan gelinlikte özel drape tekniği kullanıldı. Duvakta ise ipek kozalarına yer verildi. Tamamen el emeğine dayalı özel çalışmalar sonucunda duvağın tamamlanması 70 gün sürdü.
Böylece Berfu’nun gelinliği yalnızca özel bir gün için hazırlanan bir kıyafet olmaktan çıkarak, Kıbrıs’ın doğasını, bereketini ve Akdeniz ruhunu üzerinde taşıyan sanatsal bir tasarıma dönüştü.
BERFU, “KOZAN HAVASI” EŞLİĞİNDE BABASININ KOLUNDA SAHNEYE GELDİ
Düğünün en özel anlarından biri de Berfu’nun sahneye gelişi oldu.
Kıbrıs düğün kültürünün vazgeçilmez ezgilerinden “Kozan Havası” çalarken Berfu, babası Abdullah Öztoprak’ın kolunda sahneye geldi.
Baba-kızın birlikte gerçekleştirdiği bu giriş, özellikle Türkiye ve yurt dışından gelen konukların büyük ilgisini çekti. Kıbrıs kültürüne yabancı olan davetlilerin de ilgiyle izlediği anlar, gecenin kültürel kimliğini daha ilk dakikalardan ortaya koydu.
BABA-KIZ “MISMIL MUHABBET” İLE KARŞILIKLI OYNADI
Gecenin en duygusal ve aynı zamanda en neşeli anlarından birinde Abdullah Öztoprak’ın sanatçı kimliği ile baba kimliği aynı sahnede buluştu.
Öztoprak, kendi besteleyip seslendirdiği “Mısmıl Muhabbet” isimli şarkısı eşliğinde kızı Berfu ile karşılıklı oynadı.
Baba ile kızın göz göze geldiği, birlikte dans ettiği ve düğünün coşkusunu paylaştığı anlar davetliler tarafından uzun süre alkışlandı.
Abdullah Öztoprak’ın kızının hayatındaki en özel gecelerden birine kendi bestesiyle eşlik etmesi, düğünün hafızalarda kalan en özel anlarından biri oldu.
NESİLDEN NESİLE TAŞINAN AİLE HATIRASI
Berfu’nun düğününde aile gelenekleri de unutulmadı. Aile fertlerinden nesilden nesile aktarılan elmas gerdanlık ve küpeler bu kez Berfu’ya takıldı.
Mücevherlerin maddi değerinden çok, yıllardır aile içerisinde korunarak kuşaktan kuşağa aktarılması ön plana çıktı. Böylece Berfu’nun yeni hayatına başladığı gece, geçmiş kuşaklardan gelen önemli bir aile hatırası da yeni nesle emanet edilmiş oldu.
MASALARDA BARIŞI SİMGELEYEN ZEYTİN DALLARI
Düğünün dekorasyonu da Kıbrıs’ın doğasından ilham alınarak hazırlandı. Adanın bitki örtüsünün temel alındığı düzenlemelerde zeytin ağacı ve zeytin dalları, barışın simgesi olarak masaların başlıca unsurlarından biri oldu.
Zeytin dallarına Kıbrıs’ın karakteristik ürünlerinden harnup ile kurutulmuş portakal dilimleri eşlik etti.
Masalardaki portakal, zeytin ve harnup birlikteliği klasik düğün dekorasyonunun dışına çıkarken, Kıbrıs’ın toprağını, doğasını ve üretim kültürünü de sofralara taşıdı.
Gecenin genel dekorasyonunda kullanılan portakallar ise konseptin en güçlü görsel unsurlarından biri olarak öne çıktı.
GÜZELYURT’UN SİMGE PORTAKALI TATLIYA DÖNÜŞTÜ
Portakal teması yalnızca dekorasyonda kalmadı. Güzelyurt’la özdeşleşen portakal, gecenin finalinde sunulan özel tatlının da başrolündeydi.
Her misafire ayrı ayrı ikram edilen, dış görünümü gerçek bir portakalı andıracak şekilde hazırlanan marmelat dolgulu çikolatalı portakal tatlıları büyük ilgi gördü.
Böylece Güzelyurt’un simgesi olan portakal, modern pastacılık dokunuşuyla gecenin finaline taşındı.
KIBRIS MUTFAĞI MODERN DOKUNUŞLARLA SOFRAYA GELDİ
Düğünün Kıbrıs kimliği menüde de sürdürüldü. Merit Otel ile Abdullah Öztoprak iş birliğinde hazırlanan menüde Kıbrıs’a özgü yemekler esas alınarak geleneksel lezzetler yeniden yorumlandı.
Kolakas, molehiya, samarella, pancar, kleftiko, pirohu ve deniz ürünleri özel sunum ve dokunuşlarla misafirlere servis edildi.
Menüde ayrıca adanın tarihsel gastronomi birikimine gönderme yapan farklı pişirme ve sunum tekniklerinden yararlanıldı.
Böylelikle düğün sofrası da dekorasyon gibi gecenin hikâyesinden kopmadı; Kıbrıs mutfağının zenginliği çağdaş bir sunum anlayışıyla davetlilerle buluştu.
GELENEKSEL İKRAM “PASTİŞ” DE UNUTULMADI
Gecede Kıbrıs düğün kültürünün geleneksel lezzetlerinden biri olan pastiş de unutulmadı.
Davetlilere geleneksel olarak pastiş ikram edilirken, bu detay da gecenin Kıbrıs kültürünü yalnızca görsel unsurlarla değil, damak tadıyla da yaşatan parçalarından biri oldu.
Yurt dışından gelen konukların da ilgisini çeken pastiş ikramı, düğünün yerel kültür vurgusunu daha da güçlendirdi.
YERLİ ÜRÜN “CON GİRNE” MİSAFİRLERE HEDİYE EDİLDİ
Gecenin sonunda davetliler için hazırlanan hediyelerde de yerel kimlik korundu.
Ülkemizin yerli ürünlerinden Con Girne, geceye özel hazırlanan Berfu-Ozan tasarımlı paketleriyle misafirlere hediye edildi.
Böylece konukların düğünden yanlarında götürdüğü hatırada da Kıbrıs’a ait yerel bir ürün tercih edilmiş oldu.
SOLİ MOZAİKLERİ VE LEFKARA DOKUSU DEKORASYONA TAŞINDI
Kıbrıs’ın tarihi mirası da düğün dekorasyonunun önemli parçalarından biri oldu.
Dans alanında Soli Harabeleri’nin mozaik dokusundan esinlenilirken, davetlileri karşılayan quartet viola grubu ise Lefkara dokusunun yorumlandığı özel bir zeminde performans sergiledi.
Tarih, müzik ve tasarımın bir araya getirildiği bu ayrıntılar sayesinde düğünün farklı alanları aynı kültürel hikâyenin parçaları haline getirildi.
GECEYE ÖZEL IŞIK TASARIMIYLA DUYGU KATILDI
Gecenin atmosferini tamamlayan en önemli ayrıntılardan biri de özel ışık ve aydınlatma tasarımı oldu.
Türkiye’den düğün için gelen, Abdullah Öztoprak’ın yakın dostu ve alanında özel çalışmaları bulunan ışık tasarım sanatçısı, gecenin farklı bölümlerini özel aydınlatma teknikleriyle şekillendirdi.
Sahne geçişleri, dans anları, geleneksel bölümler ve duygusal anlarda kullanılan farklı ışık teknikleriyle mekâna adeta ayrı bir ruh kazandırıldı.
Işık yalnızca mekânı aydınlatan bir unsur olarak değil, gecenin hikâyesini ve duygusunu güçlendiren sanatsal bir öğe olarak kullanıldı.
BERFU, BABASININ TASARLADIĞI KAFTANLA TESTİ OYNATTI
Gecenin ilerleyen saatlerinde eğlence bu kez geleneksel bir Kıbrıs düğünü atmosferine dönüştü.
Berfu, babası Abdullah Öztoprak’ın imzasını taşıyan ve kendisi için özel olarak tasarlanan kaftanı giyerek testi oynattı.
Ardından testinin kırılmasıyla birlikte salonda büyük bir coşku yaşandı.
Geleneksel ritüellerin modern düğün konseptiyle iç içe geçtiği bu anlar, gecenin en renkli görüntülerini oluşturdu.
DANS PİSTİ GECE BOYUNCA BOŞ KALMADI
“Mışmış Muhabbet” başta olmak üzere eğlenceli şarkıların başlamasıyla birlikte düğünün temposu daha da yükseldi.
Berfu ve Ozan’ın mutluluğuna ortak olan davetliler dans pistine akın ederken, gece boyunca eğlence bir an olsun hız kesmedi.
KKTC, Türkiye, Avustralya, İngiltere, Amerika, Lüksemburg, İtalya ve Almanya’dan gelen konukların aynı pistte buluştuğu gece, farklı ülkelerden davetlileri Kıbrıs kültürü etrafında bir araya getiren özel bir buluşmaya dönüştü.
Kıbrıs kültürünün buram buram hissedildiği düğünde geleneksel öğeler, modern eğlence anlayışıyla aynı atmosfer içerisinde buluştu.
ÖZTOPRAK, KIZININ DÜĞÜNÜNÜ BİR TASARIM HİKÂYESİNE DÖNÜŞTÜRDÜ
Abdullah Öztoprak, kızı Berfu ile Ozan’ın düğününde yalnızca organizasyonu üstlenen bir baba olmadı. Ülkemizin çok yönlü sanatçısı olarak sanatçı ve tasarımcı kimliğiyle gecenin başından sonuna kadar bütün ayrıntıları tek bir hikâye etrafında buluşturdu.
70 günde tamamlanan ipek kozası işlemeli duvaktan zeytin yapraklarına, Güzelyurt portakalından harnuba; Soli mozaiklerinden Lefkara dokusuna, Kozan Havası’ndan testi geleneğine, pastiş ikramından nesilden nesile aktarılan aile mücevherlerine, Kıbrıs yemeklerinden özel ışık tasarımına kadar hemen her ayrıntı aynı düşüncenin etrafında birleşti.
Ve bütün bu görkemin içerisinde gecenin en özel görüntülerinden biri son derece sade ve insani bir anda ortaya çıktı: Berfu’nun Kozan Havası eşliğinde babasının kolunda sahneye gelişi ve ardından Abdullah Öztoprak’ın kendi bestelediği “Mısmıl Muhabbet” eşliğinde kızıyla karşılıklı oynaması…
Berfu ve Ozan’ın mutluluğuyla taçlanan gece, bir düğünden öte; Kıbrıs’ın kültürüne, aile bağlarına, sanatına, mutfağına ve Akdeniz ruhuna adanmış özel bir buluşma olarak 2026’nın hafızalarda kalacak düğünlerinden biri oldu.


































