İçişleri Bakanı Oğuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğinin “egemen eşit iki devlet” vizyonuna bağlı olduğunu söyledi.
Kıbrıs Gaztesi’nden Yusuf Bahadır AYDIN’ın haberine göre: İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kıbrıs TV’de Eda Alisinanoğlu’nun sunduğu “Kıbrıs’ta Sabah” programında hem bakanlığının çalışmaları hem de yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Oğuz, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı “KKTC’yi tanıyın” çağrısını “tarihi bir çıkış” olarak nitelendirdi ve bu çağrının tüm Kıbrıs Türk halkı için “gurur verici” olduğunu vurguladı.
YSK süreci ve seçim hazırlıkları
Bakan Oğuz, 19 Ekim’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sağlıklı ve güvenli bir ortamda gerçekleşebilmesi için Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yoğun bir mesai yürüttüğünü belirtti. YSK’nın seçim yasaklarını titizlikle uyguladığını kaydeden Oğuz, “Bakanlık ve hükümet olarak YSK’nın koyduğu tüm kurallara harfiyen uymak zorundayız. Yasalar çerçevesinde alınan her karara riayet ediyoruz. Bu süreçte vatandaşın günlük hayatını etkileyen hizmetler devam ederken, seçimle ilgili konularda getirilen sınırlamalara da uyuyoruz” dedi.
Seçimlerin adil, şeffaf ve güvenilir şekilde yapılmasının YSK’nın sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Oğuz, bugüne kadarki tüm seçimlerde şeffaflığın korunduğunu ve bu seçimde de aynı hassasiyetin sürdürüleceğini söyledi. “Birilerinin aklında soru işareti kalmaması gerekir. Şaibe arayanlar olabilir ama önemli olan seçim sonuçlarının tüm taraflarca kabul edilmesidir. KKTC’de seçimler bugüne kadar nasıl şeffaf ve güvenli yapılmışsa, 19 Ekim’de de öyle yapılacaktır” ifadelerini kullandı.
“Tatar’a güçlü destek var”
Programda, Cumhurbaşkanı ve bağımsız aday Ersin Tatar’ın seçim kampanyası da gündeme geldi. Tatar’ın “Atak Zamanı” sloganıyla yürüttüğü seçim sürecini değerlendiren Oğuz, hükümet ortakları olarak Tatar’ın yanında olduklarını söyledi.
“Üç koalisyon partisi olarak Sayın Tatar’a desteğimizi açıkça ilan ettik. İlk etkinlik olmasına rağmen büyük bir katılım vardı. Tatar, seçim manifestosunda yapılacak projeleri ve icraatları ortaya koydu. Biz de bu sürece katkı koyacağız” diyen Oğuz, Tatar’ın Türkiye ile tam uyum içinde yürüttüğü siyasetin, Kıbrıs Türk halkının menfaatine olduğunu savundu.
Oğuz, muhalefetten gelen “Tatar 5 yılı boşa harcadı” eleştirilerine de yanıt vererek, “Sayın Tatar, beş yıldır Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte egemen eşit iki devlet vizyonunu dünyaya anlatıyor. Bu politika Birleşmiş Milletler raporlarına bile girmiştir. ‘Federasyon yoktur, ortak zemin yoktur’ ifadesi, BM kayıtlarına geçmiştir. Bu, Kıbrıs Türk halkı için tarihi bir kazanımdır” dedi.
Erdoğan’ın BM’deki tarihi konuşması
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda KKTC’nin tanınması çağrısını hatırlatan Oğuz, bu çıkışın Kıbrıs Türk halkının geleceği açısından çok önemli olduğunu söyledi.
“Dünyanın en büyük platformunda Türkiye Cumhurbaşkanı, KKTC’nin tanınması için seslendi. Bu, sadece hükümete değil tüm Kıbrıs Türk halkına verilmiş bir destektir. Federasyon defteri kapanmıştır. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, dünyaya ‘KKTC’yi tanıyın’ diyorsa, bizim de devletimize sahip çıkmamız gerekir. Egemen eşit iki devlet vizyonu, halkımızın geleceğinin teminatıdır” ifadelerini kullandı.
Oğuz, Erdoğan’ın konuşmasının yalnızca Kıbrıs Türk halkını değil, tüm Türk dünyasını gururlandırdığını da dile getirdi: “Türkiye güçlü oldukça biz de masada, diplomaside, uluslararası platformlarda güçlü oluyoruz. Türkiye’nin kararlı duruşu bizim en büyük güvencemizdir” dedi.
Federasyon tartışmaları ve muhalefete eleştiri
Programda federasyon tezine ilişkin tartışmalara da değinen Oğuz, muhalefetin bu yöndeki söylemlerini gerçekçi bulmadığını söyledi. Geçmişte Talat–Hristofyas ve Akıncı–Anastasiadis görüşmelerini hatırlatan Oğuz, “Kıbrıslı Türkler defalarca masaya oturdu, tavizler verdi ama karşılığında hiçbir şey alamadı. Rum tarafı, Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliğini kabul etmedi. Bugün de etmiyor. Dolayısıyla federasyon görüşmeleri bu halka sadece zaman kaybettirdi” dedi.
Oğuz, “Bugün dünyaya baktığımızda haklının değil, güçlünün sözünün geçtiğini görüyoruz. Filistin örneği ortada. Onlarca ülke Filistin’i tanımasına rağmen halkları soykırıma uğruyor. Kıbrıs Türk halkı da geçmişte benzer acılar yaşadı. O yüzden biz varlığımızı ancak güçlü Türkiye’nin desteğiyle ve kendi devletimize sahip çıkarak sürdürebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
Eğitim ve sağlık yatırımları: “Tarihin en büyük dönüşümü”
İçişleri Bakanı Oğuz, hükümetin özellikle eğitim alanındaki yatırımlarına da geniş yer ayırdı. Deprem felaketinden sonra tüm kamu binaları ve okulların denetlendiğini belirten Oğuz, “Bugüne kadar yapılmayan büyük bir dönüşüm başlattık. Çocuklarımız konteyner sınıflarda değil, modern ve güvenli okullarda eğitim görecek. Spor alanları, sosyal etkinlik alanlarıyla birlikte yeni okul binaları inşa ediliyor. Bu, tarihin en büyük eğitim yatırımıdır” dedi.
Sağlık alanında da önemli projeler yürütüldüğünü söyleyen Oğuz, yeni hastaneler, sağlık merkezleri ve altyapı yatırımlarının devam ettiğini ifade etti. “Birileri bu yatırımları görmezden gelse de gerçek ortadadır. KKTC, Türkiye’nin desteğiyle büyük bir dönüşüm yaşamaktadır” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanlığı makamı ve temsil sorumluluğu
Oğuz, Cumhurbaşkanlığı makamının doğrudan icraat değil, temsiliyet makamı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanı hükümetin yaptığı işleri değil, KKTC’nin varlığını ve Kıbrıs Türk halkını dünyada temsil eder. Hükümetin eksikleri olabilir, eleştiriler olabilir ama bunlar Cumhurbaşkanlığı seçimiyle karıştırılmamalıdır. Bugün mesele hükümetin icraatları değil, devletimizin geleceğidir. Cumhurbaşkanlığı makamı, KKTC’nin temsiliyetidir.”
Seçmene mesaj: “Gerçekçi vaatlere bakın”
Programın sonunda seçmene seslenen Oğuz, vatandaşların oy kullanırken gerçekçi vaatlere dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.
“Seçmen yaşananlara ve yaşanması muhtemel gelişmelere bakmalı. Federasyon denendi, sonuç alınamadı. KKTC’yi tanıyan olmadı. Bugün elimizde somut bir yol var: Egemen eşit iki devlet vizyonu. Sayın Tatar da beş yıldır bu politikayı kararlılıkla sürdürüyor. Seçmenimizin de geleceğini bu gerçekler ışığında belirlemesi gerekiyor” diye konuştu.
“Devletimize sahip çıkacağız”
Bakan Oğuz, son olarak KKTC’nin tek ve vazgeçilmez bir devlet olduğunu hatırlatarak, “Hepimizin sahip çıkması gereken bir devletimiz var. Anavatan Türkiye ile birlikte bu devletin güçlenmesi, kalkınması ve tanınması için çalışmaya devam edeceğiz. Amacımız, Kıbrıs Türk halkının egemen, eşit ve onurlu bir şekilde bu topraklarda sonsuza dek yaşamasıdır” dedi.
KAYNAK: KIBRIS GAZETESİ





















