Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Batı Nil Virüsü’ne karşı özellikle sivrisineklerle mücadelenin önemine dikkat çekerek, devlet ve yerel yönetimlerin rutin ve planlı mücadele programlarını aksatmadan yürütmesi gerektiğini belirtti. Birlik, virüsü alan kişilerin yüzde 80’inin hastalığı herhangi bir belirti göstermeden geçirdiğini kaydetti.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu adına Halk Sağlığı ve Koruyucu Hekimlik Sorumlusu Dr. Figen Gülen İnce, Batı Nil Virüsü’nün bulaşma yolları, belirtileri, risk grupları ve korunma yöntemlerine ilişkin açıklama yaptı.
ESAS KAYNAK KUŞLAR, TAŞIYICI SİVRİSİNEKLER
Açıklamada, Batı Nil Virüsü için esas kaynağın kuşlar olduğu, Culex cinsi sivrisineklerin enfekte kuşları ısırmasının ardından virüsü insanlara, atlara ve diğer memelilere taşıyabildiği belirtildi.
Virüsün öksürme, hapşırma veya dokunmayla bulaşmadığı ifade edilirken, nadiren kan ve organ nakli ile gebelik, doğum veya emzirme sırasında anneden bebeğe bulaşabileceği kaydedildi.
VAKALARIN YÜZDE 80’İNDE BELİRTİ GÖRÜLMÜYOR
Virüse maruz kalan kişilerin yüzde 80’inin hastalığı herhangi bir belirti göstermeden geçirdiği belirtilen açıklamada, yüzde 20’lik kesimde ise ani başlayan ateş, baş ağrısı, halsizlik, göz arkasında ağrı, kas ağrıları, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal ve döküntü görülebileceği aktarıldı.
Belirti gösteren grubun yüzde 10’unda nörolojik tutulum gelişebileceği; bu durumda yüksek ateş, boynu dik tutamama, uyuşukluk, zihinsel karışıklık, kas titremeleri, konvulsiyonlar ve paralizi gibi belirtilerin ortaya çıkabileceği ifade edildi.
RİSK GRUPLARINA DİKKAT
İleri yaştaki kişiler ile beyin tümörü, yüksek tansiyon, kan bozuklukları, diyabet ve böbrek hastalıkları bulunanların risk grupları arasında olduğu kaydedildi.
Batı Nil Virüsü için tedavinin destekleyici olduğu, gerektiğinde damardan sıvı ve solunum desteği sağlandığı belirtildi.
“SİVRİSİNEK MÜCADELESİ HAFİFE ALINMAMALI”
Tabipler Birliği, hastalıkla mücadelenin temelinin sivrisineklerle mücadele olduğunu vurguladı. Sineklerin üreme alanlarının kurutulması ve üremenin önlenmesinin önemine işaret edilen açıklamada, devlet ve yerel yönetimlerin rutin ve planlı sivrisinek mücadelesi yürütmesi gerektiği belirtildi.
Birlik ayrıca, şeffaf yönetim gereği sivrisinekle mücadele programlarının kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.
BİREYSEL ÖNLEMLER HATIRLATILDI
Vatandaşlara ev ve bahçelerde durgun su birikintilerini azaltmaları, saksı altlarında biriken suları boşaltmaları, evcil hayvanlar için bırakılan suları sık sık değiştirmeleri ve açık su depoları ile varillerde su bırakmamaları önerildi.
Gün batımı ve sabahın erken saatlerinde vücudu kapatan uzun kıyafetlerin tercih edilmesi ve açık havaya çıkmadan önce sivrisinek kovucu ürünlerin kullanılması da bireysel korunma yöntemleri arasında sıralandı.
Tabipler Birliği, Batı Nil Virüsü’nün yeni bir virüs olmadığını ve her yıl geniş bir coğrafyada sivrisinekler aracılığıyla insanları enfekte ettiğini belirterek, özellikle risk grubundaki kişilerin bireysel korunma yöntemleri konusunda daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.





















