Meydan Kıbrıs
KıbrısManşet

Tanpınar: “Halkın Partisi’nin Yükselişi Halkın Umut Arayışının Sonucudur”

MEYDANKIBRIS

Halkın Partisi Genel Başkan Danışmanı Fevzi Tanpınar, BRT ekranlarında yayınlanan Levent Kutay’ın programında yaptığı açıklamalarda, Halkın Partisi’nin yükselişinden KKTC’nin yapısal sorunlarına, erken seçim tartışmalarından basın özgürlüğüne kadar birçok konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Ülkede oluşan siyasi ve toplumsal atmosferin artık klasik siyasi dengelerle açıklanamayacağını söyleyen Tanpınar, Halkın Partisi’nin büyümesini “siyasi mühendislik” değil, halkın umutsuzluk karşısında yeni bir çıkış arayışının sonucu olarak değerlendirdi.

Tanpınar, “İnsanlar artık aynı düzenin farklı yüzlerini görmekten yoruldu. Halkın Partisi’nin yükselişi organize edilmiş bir siyasi operasyon değil; halkın temiz siyaset, hesap verebilirlik ve yeniden umut üretme arayışının doğal sonucudur. Bu büyüme bir dip dalgasıdır ve kartopu etkisiyle genişlemektedir” ifadelerini kullandı.

Halkın Partisi’nin ideolojik eksenli değil, devletin doğru işlemesini esas alan merkez bir anlayışa sahip olduğunu belirten Tanpınar, partinin temel omurgasını “temiz toplum, temiz siyaset” anlayışının oluşturduğunu söyledi.

Tanpınar, “Bizim meselemiz slogan siyaseti değildir. Biz kurumsallaşma, liyakat, hukuk devleti ve hesap verebilirlik istiyoruz. Çünkü bu ülkenin en büyük sorunu artık sadece ekonomik değil; sistemin çürümesidir” dedi.

Geçmişte yaşanan usulsüzlükler ve yolsuzluklarla yüzleşilmeden sağlıklı bir gelecek kurulamayacağını vurgulayan Tanpınar, “Sadece ‘temiz sayfa açalım’ diyerek bu düzen değişmez. Halk artık sürekli olarak yapanın yanına kar kaldığı bir sistem görmek istemiyor. Geçmişin hesabı sorulmadan geleceğe güven inşa edilemez” ifadelerini kullandı.

KKTC’nin önümüzdeki dönemde daha sert bir jeopolitik denklemle karşı karşıya kalacağını ifade eden Tanpınar, Türkiye’nin bölgesel etkinliğinin artmasıyla birlikte Kıbrıs’ın enerji, güvenlik ve Doğu Akdeniz ekseninde stratejik öneminin daha da büyüdüğünü söyledi.

“Yeni dünya düzeni şekillenirken Kıbrıs artık yalnızca bir çözüm dosyası değildir” diyen Tanpınar, güçlü devlet yapısı kuramayan toplumların uluslararası masada eşit aktör olamayacağını belirtti.

Tanpınar ayrıca, üretime dayalı ekonomi, kurumsallaşma, liyakat sistemi ve beyin göçünün tersine çevrilmesinin önemine dikkat çekerek, Türkiye ile daha güçlü ve vizyoner ilişkiler kurulması gerektiğini ifade etti.

Erken seçim tartışmalarına da değinen Tanpınar, ülkenin daha fazla zaman kaybetme lüksü olmadığını belirterek seçim tarihinin netleşmesi gerektiğini söyledi.

Tanpınar, “Halkın Partisi herhangi bir kilit ya da anahtar parti hesabı yapan noktada değildir. Biz doğrudan iktidara talibiz” dedi.

Ceza Muhakemesi Yasası’nda yapılmak istenen değişikliklere de sert tepki gösteren Tanpınar, düzenlemenin basın özgürlüğü üzerinde ciddi baskı yaratacağını savundu.

“‘Rencide edici’, ‘ima’, ‘küçük düşürücü’ gibi sınırları belli olmayan kavramlarla yasa yapılmaz” diyen Tanpınar, bu tür düzenlemelerin gazetecileri, yorumcuları ve vatandaşları otosansüre zorlayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı’nın yasayı geri gönderme yönündeki yaklaşımını demokratik güvence olarak değerlendiren Tanpınar, Halkın Partisi’nin söz konusu düzenlemeyi kabul etmediğini ve değiştirilmesi için mücadele edeceğini söyledi.

Programda 13 Mayıs 1964 “Kayıp Otobüs” katliamına da değinen Tanpınar, toplumsal travmaların devlet düzeyinde anılması gerektiğini belirterek, “Belleğini kaybeden toplumlar geleceğini de kaybeder” ifadelerini kullandı.

Diğer Haberler